17
Şub

BEKLEYİŞ – SAVAŞ ÇELİKER

   Posted by: admin   in Makaleler, Medya, Savaş Çeliker, Yazar

BEKLEDİĞİM SEN DEGİLSİN, KENDİMSİN ASLINDA

BEKLEDİĞİM SEN DEGİLSİN, KENDİMSİN ASLINDA

Neden acı çekeriz sevdalandığımız zaman, mutlu olacağımız yerde? Ya da, daha doğru bir soru olarak, ne zaman acı çekeriz, ne zaman yüreğimizde onulmaz bir burukluk hissederiz?

Genelde, karşılıksız sevdaların, insanın yüreğini daha çok acıttığına inanılıyor. Oysa ben, bunun doğru bir tespit olmadığını düşünüyorum. Çünkü hayatta kesin olan ve bütün gerçekliğiyle bilinen, içinde farklı bir beklentiyi barındırmayan her şey, çok daha kolay kabul görür. Bir sevda karşılıksızsa, bu açık bir gerçekliktir ve karşılıksız seven, bunu rahatlıkla kabul edebilir, dolayısıyla sızısı da uzun ve derin olmayacaktır. Ama ya, içinde geri gelineceği, karşılık verilebileceği umudunu taşıyan sevdalar, nasıl sevdalardır, bilen var mı?

Giden, hiçbir zaman, gerçekten gitmemiştir yanımızdan, yaşattıklarıyla daima burada, yanı başımızdadır. Ve işte asıl acıyı biz, bu umut dolayısıyla yaşarız. Kalbimiz daima, bu sıcak umut yüzünden kanar. Çünkü o, mutlaka geri dönecektir, en azından bu ihtimal henüz tükenmemiştir. Akılla yüreğin sürekli çatıştığı, karışık bir durumdur bu. Belki de, bir daha asla dönmeyeceğini bile bile, bekleriz. Ne de güzel anlatıyor bu durumu şarkı:

“Ben seni değil, seni sevmeyi sevdim. Ben seni değil, seni beklemeyi sevdim. Gündüz bekledim, gece bekledim. Gelmeni değil, sevdamı bekledim..”

Evet, bazen insan çok derinden sever ve yeterli karşılığı alamaz. Ve bu kesinlikle, karşılıksız sevdadan daha yakıcıdır. Öyle ki, içinde bir umudu hala barındıran, böylesi sevdalar içindeki bekleyiş, bir süre sonra, sevginin kendisine bile dönüşebilir. Ve artık bundan sonra, büyük bir özlemle geleceği beklenilenin, gelip gelmemesinin de bir önemi kalmaz aslında. Bekleyiş, kendisini sevdaya dönüştürmüş ve çaresiz bir hastalığı başlatmıştır. Artık yüreğimiz sürekli kanayan, ağır bir hastadır. Bir türlü başkasını sevemez. Gözlerimiz, olur olmaz zamanlarda, yüreğimizden gelen sızı yüzünden sulanır, kimi zaman hıçkırarak ağlar. Başka yüzlere bakamaz, başka gözleri göremez…

Sevdadır artık, bekleyişin bir başka adı. Bu ikisi, ayrılmaz bir bütün olmuştur. Sevdikçe bekler, bekledikçe severiz. Ve bütün zamanlarda, aslında, içinde gelme umudunu barındıran bekleyişi severiz. Hem de bu bekleyiş, korkunç bir yalnızlık halinde, yüreğimizi kaplasa bile. Neden sonra, başkasını göremeyen, başkasını sevemeyen yalnızlaşmış yüreğimiz, hala gelme ihtimali olana, şöyle seslenmek ister:

“Hep bildim ki, benim sevdam var…Üstüne alınma, sana gel diyen mi var?”

SAVAŞ ÇELİKER
02.03.2006

Bu Yazıyı Toplamda 308 Kişi Okudu

Tags: , ,

This entry was posted on Salı, Şubat 17th, 2009 at 21:04 and is filed under Makaleler, Medya, Savaş Çeliker, Yazar. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a reply

Isminiz (*)
Mail Adresiniz (*)
Web Siteniz

canarkadas

Yorumunuz