Archive for the ‘Yazar’ Category

BİR RÜYA GİBİYDİ BİZİM AŞKIMIZ, YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

BİR RÜYA GİBİYDİ BİZİM AŞKIMIZ, YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

Hani!
Aşkların suskun seslenişinde
Çığlıklarımız vardı
Boğazımızda düğüm, düğüm
Haykıramadığımız
Ya da bir gece kahvesinde
Demli tavşan kanı çayın
Bitiremediğimiz yarım kalan sohbetinde
Gözlerine dalardım
Sanki!
Zaman dururdu o an
Bütünleşirdim seninle
Sen!
Ben olurdun
Bense sen
Aşkların bilmecesini çözerdik
Çoğu zaman
Ferhat ile Şirine takılırdık
O görkemli sevdayı
Tartışırdık seninle Read the rest of this entry »

YAŞAMIN ÇELİŞKİLERİ OLARAK GÖRDÜKLERİMİZ, KENDİ İÇ ÇELİŞKİLERİMİZ(Mİ)
YAŞAMIN ÇELİŞKİLERİ OLARAK GÖRDÜKLERİMİZ, KENDİ İÇ ÇELİŞKİLERİMİZ(Mİ)

Uzun seneler süren Din ve inançlar  araştırmalarımı, kısa olarak topladığımda: Hepsinin temelinde Sevgiyi ve hoşgörüyü buldum.
Günümüz koşullarında, insanın kendini bulması, imkânların çok olmasına rağmen daha zor. Teknoloji asrında, insan kendine çok uzak kalmış. Yaşadığımız şartlar, okul, devlet sistemi insanı kendisinden uzaklaştırmış. İnsanların %90 telaş ve  koşuşturma içinde. Kendileri için nerdeyse hiç zamanları yok.
İnsanları bazı şeylere bağımlı yapabilmenin en iyi yöntemi de kişiyi kendinden uzak tutmaktır. Kendinden uzak olan kişi, kolayca bir şeylerin bağımlısı olur ve Sanayi sistemi bunu çok iyi yapmaktadır. İnsanlar; aşırı tv, alkol, sigara, araba bağımlısı olmuşlardır ve bundan da sistem çok iyi kazanmaktadır.
Tasavvuf dünyası, yaşadığımız mantıksal dünyanın tersine,  duygu ve sır dünyası.  Tasavvuf da imkânsız diye bir şey ve zaman kavramı da yok. Her türlü sorunun cevabı mevcut
Mantıksal Dünyamızda, gerek aile, gerek okul, gerekse günlük yaşantımızda, bize öğretilenin tam tersidir Tasavvuf dünyası.
Her şey sende düğümlenir, her şey sende çözümlenir”
Var oluşun temel kuralları; sevgi, hoşgörü ve affetmektir. Aslında bütün inançlarda temelinde bunu anlatır. Sevgi sonsuzdur ve sevgi paylaştıkça çoğalır.   Birçok hastalığın ilacı da affetmektir. Bütün bunları anlayabilmek için kişi kendini tanımak zorundadır.
İnsan kendi isteklerinin tutsağıdır!
Yaşadığımız Anadolu topraklarında asırlardır sayısı belirsiz Ermiş, Evliyalar gelip gitmişler ve hepside, Tasavvuf diliyle Kamil insan olmayı öğütlemişler.

“Her ne ararsan, kendin de ara…. (H.B.Veli)Read the rest of this entry »

YALNIZLIĞIMI SAKLADIM ACILARIMA, SEN ACIMSIN SEVDAM YALNIZLIĞIMDA(MI)
YALNIZLIĞIMI SAKLADIM ACILARIMA, SEN ACIMSIN SEVDAM YALNIZLIĞIMDA(MI)

Seratoninimi kaybettim, gören olursa lütfen bana haber versin. Hani şu mutluyken salgıladığımız hormon.. İşte onu kaybettim.. En son elimde paspas ile yerleri silerken, kovanın dibinde görmüştüm.. Şimdi yok.. Bulamıyorum.

Haklısınız, adımı, kim olduğumu söylemezsem; gördüğünüz seratoninin, bana mı bir başkasına mı ait olduğunu nerden bileceksiniz, diyelim ki benim, bana nasıl haber vereceksiniz? Adım Nalan.. Depresif Nalan… Sürekli depresyondayım.. Bana kısaca Depna diyebilirsiniz.. Ama bir dakika.. Dafne’nin hikayesini biliyorsanız, Dafne yani Defne diyin isterseniz.. Bilmiyor musunuz? O halde bir dakikada anlatıvereyim; “DAFNE özgürlüğüne alabildiğine düşkün bir kızmış, tanrı Apollo ona sahip olabilmek için hep peşinden koşmuş. DAFNE ise hep kaçmış. Tam Apollo onu yakalamak üzere iken, toprağa kök salıp bir ağaca dönüşerek, kendini kurtarmış. ” Güzel hikaye değil mi? Bence de.. Bana Defne diyelim. Gördüğünüz gibi, mitolojiden hormonlara kadar, her konuda bilgim var. Ne işine yarıyor derseniz, çok da işime yaradığı yok. Sadece depresyonumu biraz daha tetikliyor.

En son gittiğim doktor, ilaçlarımı değiştirdi ve “kendine hobiler bul, mesela çiçek dik, ev temizle, yeni arkadaşlar edin, kendini boş bırakma yani..” dedi. Çiçeklerim var ama yeni arkadaşlar edinmeye hiç takatim yok.. Bu yüzden ev temizliğine vurdum kendimi.. Jel şeklindeki çamaşır suyunun içine, güzel kokulu bir deterjan koyup da, yerleri paspas sopasıyla dans edercesine silerken, yüreğim hafifliyor. Kovayı sildiğim yerin önüne getirmeyi unutuyorum, bulana dek sildiğim yerleri yeniden, yeniden silince de zaten sorunlarımı unutuyorum. Kovayı bulduğum anda, seratonin seviyem yükseliyor, mutlu oluyorum. Read the rest of this entry »

SEN BENDE SENDİN, BENSE SENDE BEN OLDUM(MU)

SEN BENDE SENDİN, BENSE SENDE BEN OLDUM(MU)

Susmam gerekli şimdi
Her zamankinden daha çok…
Susturmalıyım şu lanet yüreğimi…
Yutmalıyım!
Dilimin ucundaki tüm cümlelerimi…
Teslim etmeliyim ruhumu karakışlara
Bir başına…
Ve çekip gitmeliyim uzak diyarlara…
Dur artık!
Sevmeyi bilmeyen yüreğim
Dur…
Sus dilim!
Lal ol yeter…
Yeter…
Hiçbir şey demeyin bana bugün.
Bırakın!
Kendi gözyaşlarımda boğulayım.
Teselliye gerek yok.
Mendilleriniz sizin olsun
Aksın özgürce yanaklarımda aşağı
Süzüle süzüle.
Karışsın sol yanımdan akan kanla
Harmanlansın. Read the rest of this entry »

AŞK VE İHANET, BİR KILICIN İKİ YÜZÜ(MÜ), ACIMIZA KATTIĞIMIZ İNKAR(MI)

AŞK VE İHANET, BİR KILICIN İKİ YÜZÜ(MÜ), ACIMIZA KATTIĞIMIZ İNKAR(MI)

Nasılda acımasızca kıymıştık bu yaralı sevdamıza, ömrümüzün tüketilmiş yıllarına, hüzünle karışık, sevda dolu ihaneti koymuştuk, değil mi bir tanem. Oysa sensizlik, nasılda acıtmıştı beni, çakır yeşili gözlerin, inci tanelerini dökmeye hazırdı hatıralarımda, şimdiki gibi. Onlara bir ömrü emanet edebilirim, ama sana değil be bir tanem, sana değil! Sen düzenin yeminli bekçisi, bense yıkmaya gücü yetmeyen, yeminli düşmanı, bu sevdanın kaderi nasıl olacak bir tanem. Bu yükü ne sen taşıya bilirsin, ne de ben, değil mi? Nasıl bakarım sonra dostlarımın yüzüne, ya sen nasıl bakarsın, bize karşı bu amansız kavganla var oldun, başkomser olman kurtarır mı zannediyorsun seni! Neden geldin yılların yorgunluğunu taşıyan bu bedene ve ne olursa olsun, sen bir gecelik kadınım olamazsın, sen kıysanda sevdan adına ben ve dostlarıma, ben sana kıyamam. Bu kadar zalim olamam, hala bir yanım alabildiğine romantik, bir yanımsa patlamaya hazır bir volkan sanki anlasana! Başımı kaldırdığımda, çakır yeşili gözlerini bana dikerek, beni incelediğini fark ettim. Gülümsemeye çalıştığımda, Aysel:
— Beni bir gecelik dahi olsa, kabul etmeyeceksin anlaşılan, değil mi Mustafa! Bana yalan söyleme, bu bile zor gelecek sana. Bana ve bu elbiseye, bir gecelik dahi olsa katlanmak istemiyorsun değimli? Sadece bir gecelik, belki o zaman vicdanımın o amansız ağırlığı kalkarda omuzlarımdan, doğrulur kalkar da, bakarım etrafıma, ben nerede yanlış yaptım. Bu sevdanın bendeki anlamı ne? Neden bu kadar önemlisin benim için? Sevdam mı, yoksa içimdeki öldürmeye çalışıpta, öldüremediğim küçük Aysel´mi baş kaldıran? Bana yardım etmek zorundasın, aşkımız adına, vicdanın adına sana sesleniyorum! Yardım et bana.
Korktuğum gerçekleşmişti, çakır yeşili gözlerden, şelale misali inci taneleri dökülmeye başlamıştı ve ben, çoktan yenilmiştim sana. Sıkı sıkıya sarıldım, hasretimin acı yükünü bırakarak geçmişe, sarılmak istediğim, yıllarca gelişini beklediğim günlerdeki hayallerim gibi ve günah yıkandı gözlerinin ayasında. Read the rest of this entry »

SUSKUN YALNIZLIĞIMIN TÜM ÇAĞRILARINDA, GELİŞİNLE YAŞAM BAŞLADI(MI)
SUSKUN YALNIZLIĞIMIN TÜM ÇAĞRILARINDA, GELİŞİNLE YAŞAM BAŞLADI(MI)

Zaman gece yarısını çoktan geçmişti, gözlerim tavandaki tüm ayrıntılar bakmıştı, ancak ne kadar gördü, bilmiyordum. Sadece o hüzün dolu sesin ve gözlerin vardı tüm gecem boyunca. Ben, düzenin yeminli karşıtı, düzenin savunucusu baş komiser ile olacaktım, ne adına, ne adına olacaktı bu birliktelik, suskun korkularıma sığındım değil mi?
Bazı şeyler yerine oturmaktaydı, geçmişin çıkmaz sokaklarında, yolumu görür hale gelmiştim. Kimi olaylarda tutuklanmış, inanılmaz şekilde bırakılmıştım, beni sen mi koruyordun Aysel, neden, sadece bana olan aşkından mı? Sorulacak ne kadar çok soru var düne dair, cevap verecek misin acaba?
Sorularımın cevabını verecek mi, o inci tanelerini dökmeye hazır, çakır yeşili gözlerine nasıl dayanırım, söylesene bana? Yine mi yenileceğim, tüm kalelerimi zapt mı edeceksin, beni bana bırakarak, hüzün limanlarıma hapsedeceksin? İşte bir tek buna dayanamam, bu acıya katlanamam, oysa hep başım dik yaşamış, hep dik durmuştum yaşam karşısında. En büyük dayanağımın sen olduğunu anladığım anda, omuzlarıma taşınmaz yük, sırtıma kambur ekledin.
Sabahın ilk ışıkları yalarken yeryüzünü, çaresizliğimin girdabında boğulmuş şekilde, tavanı izliyordum. Bütün bir zamanın sonucunda tek yapa bildiğim, sana olan özlem dolu hasretimdi, sen yıllardır içimde kanayan yaram, yürek sızım, öfkeli tutsak başkaldırımda bile, tutunduğum sabrımdın. Anılardan geriye sen ve direnen ben kaldım derken, yıkarak bütün surlarını acımın, sana emanet bırakılmış bağlılığım kaldı değilmi. Kalan ömür çizgilerim, senin vicdan yükünü nasıl taşısın? Taşır mı acaba?
Bunca yıldan sonra ansızın neden gelmiştin, hangi hesabın hesapsızlığına sığınmıştın, ödenecek bedeller ödenmeden neden gelmek ihtiyacını şimdi duymuştun? Beynimin hücrelerinde asılı çengeller, beni huzursuzluğun engin deryalarına atmaktaydı. Ben, her şeye rağmen seninle bir araya gelmeye ve seninle konuşmaya karalıydım. Bir yanım ihanet, bir yanım sevdam ve bense acılarımın ortasında yapayalnız, gözlerim ise tavana mahkum hala.
Artık zamanı gelmişti aramanın, yavaşça elim telefona gitti, numarayı çevirdikten sonra beklemeye başladım. Uzunca bir süre çalmıştı ve kendiliğinden kapandı, şaşkın bir halde telefona bakıyordum. Neden açmadın, oysa dün benimle konuşmaya hazır olduğunu söylemiştin, bu kararından neden vaz geçtin? Beni bir kez daha, yeniden kararsızlığın pençesine hiç acımadan attın, neden be gülüm, neden? Gün tekrar örtüsünü atmıştı sokaklara ve ben aynı yerde oturuyordum, gözlerim bu defa telefona sabitlenmiş bir şekilde bakıyordu. Read the rest of this entry »

GİTMİŞTİN VE BANA ANILARI(MI) EMANET ETMİŞTİN

GİTMİŞTİN VE BANA ANILARI(MI) EMANET ETMİŞTİN

Birazdan, yıllar sonra karşılaşacağım, eski bir dostla olmanın aşırı heyecanını taşıyordum. Ortaokul yıllarımın anıları, birden bire fırlayarak çekmecelerinden, ortalığa saçılmışlardı. Ne kadar çok anılar sıkıştırmışım, küçücük denizime. Benden taşan bu duygular, daha da anlamlandı. Sanki o günlerin yalnızlığını duyumsadım ve ilk telefonu aldığımda yaşadığım şaşkınlığı, ben nasılda mutluyum şu anda.

Geçmişimin ayak sesleri; yürek sancılarım, sevincim, kederim, ansızın çalarak kapımı, saklandıkları köşelerinden çıkarak, sökün etmişlerdi beynimin kıvrımlarına. Neden ve niçin diyerek, sormak istedim, yıllar sonra ki gelişine? Soramadım! İyi ki sormadım, belki de mühür vurdu sevincim dillerime. Başkası değil de, neden sensin, ama senin gelişini yıllarca bekledim ve gelmedin. Kim bilir belkide gelemedin, gelmek istesen de. Fark etmez aslında; gelişinle ne değişecek ki?

Yılları düşündüm, sensiz geçen yılları, anılarım ihanet etmese bana, hatırlayacağım ama hatırlamak istemiyorum galiba! İlk seninle 2’ci sınıfta karşılaşmıştık, ben İzmir’ den gelmiştim, deli dolu, haşarı bir öğrenci, sense sınıfın en güzel ve en uslu kızı. Gözlerin çakır yeşili ve hep hüzünlü bakardı, sanki ağladın, ağlayacaksın ve ben hep senin ağlamandan korkardım. Belki de o günlerden kalma, her kadının gözyaşlarında bende ağlarım.

Zor yıllardı, her yerde çatışmalar devam ederken, insan ölümleri köşe başlarını tutmuştu ve benim kulağım, gözüm dışarıdaki çatışma seslerine odaklanmıştı. Sınıf başkanı ve o dönemin okul lideriydim ve seni koruyan silahşor. Sense suskun bir kabullenişle, yanımda bulunurdun, çoğu zaman silahımı emanet alır, içerde bana teslim ederdin. Benim her karşı çıkmamda, ‘’sen değil başka arkadaş içeriye soksun’’ deyişimde, öylesine hüzünlü ve bir o kadar kararlı bakardın ki, susardım ve sessiz iradene her seferinde yenilirdim. Yenildiğim kendimdi aslında, sana olan sevgime yenilirdim. Ve hayatım boyunca bir tek sen yenmiştin beni ve inciler dökmesinden korktuğum gözlerin. Read the rest of this entry »

25
Ara

GİT(ME) Fatih Mehmet YILDIRIM

   Posted by: admin

ARAMIZDA UCURUMLAR VAR (MI)

ARAMIZDA UCURUMLAR VAR (MI)

Tutunmuşum gecenin koynuna
Bir yanım sen
Diğer yanım hasret
Nereye koysam seni
Bilmiyorum ki
Hadi bana aşka dair
Birkaç tümce dahi olsa
Söz söyle
İçerisi
Sağır odaların sessizliğinde
Belkide sözcüklerin
Asılı kalacak havaya
Fark etmez
Yeter ki konuş benimle
Susma ne olur
Sadece konuş
Konuş benimle Read the rest of this entry »

28
Kas

ZAMANIN DİNLENCESİ – Fatih Mehmet YILDIRIM

   Posted by: admin

ZAMAN KADEHİNDE AŞK BAŞKA(MI)

ZAMAN KADEHİNDE AŞK BAŞKA(MI)

Zaman!
Sonsuzluğun beklentisinde
Ve an!
Hapis olmuş gözlerine
Bedenim seni özlüyor
An zamanı
Zamansa
Sana mahkum
Bana mahkum
Bize mahkum
Gün saymakta
Bedenimizin ceza evinde
Biliyormusun!
Her şeye rağmen
Bırak
Esir kalayım gözlerinde
Aşkın sarhoşluğunu
Tadayım dudaklarının
Busesi şarabımda
Dağılsın saçların
Deniz misali Read the rest of this entry »

YAŞAM VE DOĞA(MI) YOKSA BARAJ VE KATLİAM(MI)

YAŞAM VE DOĞA(MI) YOKSA BARAJ VE KATLİAM(MI)

“ Munzurdan bir kuş indi/
karalı karalı gittim baktım kanatları/ yaralı yaralı/
kirvem belli Dersim dağları maralı, maralı/
………..
/ Munzur’dan bir tas su verim de ölem diyor/
hem ağlıyor, hem türkü söylüyor/”

Önce baraj kapakları kapandı, ardından sularım her tarafı kapladı, yatağım boşaldı geriye çamur ve bataklık kaldı, akarsuyumda yüzen balıklar çırpınmaya başladılar.. Evler, ahırlar, ağaçlar sular altında kaldı..

İçim kan aktı çocuklar inanın içim kanadı.. Bir de 1938 de böyle kanamıştım, gördüklerim yaşadıklarım içimi kanatmıştı, yine kan akmıştım. Read the rest of this entry »

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

Küçücük yumuk ellerinle
Güneş sıcaklığında gülüşünle
Dünyaya merhaba diyen bakışınla
Hoş geldin bebeğim
Yaşam merhaba diyor sana
Ediz merhaba
Günler seninle dolacak
Her günde büyüyeceksin
Anlamını öğreneceksin kelimelerin
Eşyaların adlarını
Ve tanırken insanları
Sende katılacaksın hayata
Bazen kızacaksın bizlere
Bazen seveceksin
Anlamayacaksın büyüklerin
Yaptığı işleri
Büyüdükçe biz olacaksın
Biz oldukça
Uzaklaşacaksın çocuk dünyandan
Ne çocuk kal Ediz
Ne de büyü bizim gibi
Sokma yalanı gününe, gecene Read the rest of this entry »

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

Sevme beni
Ciddiye alma
Sevilmeye değmem diyorsun
Seni sevmeden
Sana dokunmadan yaşamak
Seni anlamadan sevmek
Nasıl olur be bir tanem
Ben senin
O yıkılmaz yanındaki
Yıkılışını
Ben senin
Çaresizliğin girdabında
Darma duman oluşundaki
Yıkılmazlığını
Çelik maskenin ardındaki
Çocuksu hüznünü sevdim
Ben senin
Başkaldırmalarında ki Read the rest of this entry »

EGE'NİN ORTASINDA YAŞANAN AŞK VE DÜŞMANLIK(MI) YOKSA BARIŞTAN YANA DOSTLUK(MU) YAŞANACAK

EGE'NİN ORTASINDA YAŞANAN AŞK VE DÜŞMANLIK(MI) YOKSA BARIŞTAN YANA DOSTLUK(MU) YAŞANACAK

Gecenin koynundayım
İçimde yarına dair
Yaşanmamış ümitler
Belki farkında değilsin
Hayat beklentileriyle
Köşe başında beklemekte
Denizse köpük köpük
Dalgaları vurmakta gemiye
Ege kıyılarında aşk
Hüzünde yaşıyor sessizce
Sanki yaşam durmuş
Küpeşteki panoramasında
Karşıda Ege adaları
Farklı biçimde
İrili, ufaklı
Kimisi kocaman
Girit!
Rodos misali
Bize benziyor belkide Read the rest of this entry »

SEN VE BEN RUHLARIMIZI BİRLEŞTİRDİK ÖMÜR BOYU(MU)

SEN VE BEN RUHLARIMIZI BİRLEŞTİRDİK ÖMÜR BOYU(MU)

Biliyor musun?
Sevmişim seni kadınım
Ekmeğin
Suya hasreti
Toprağın
Tohuma sevdası gibi
Rüzgarın
Yel değirmeninde
Sessizce dönen
Çarkın ritmik şarkısısın
Aşkın fısıltısında
Yalnızlığım gibisin sen
Baş koymuşum sana
Gecenin karanlığında
Seni sevmek belkide
Kaldırımda ki gölgeme Read the rest of this entry »

YAŞAMIN YALNIZLIĞINA TUTUNAN GÖZLERİMDE SEN VAR(MI)SIN

YAŞAMIN YALNIZLIĞINA TUTUNAN GÖZLERİMDE SEN VAR(MI)SIN

Sen!
Yalnızlığımın çığlıkları gibisin
Karanlık gecemde
Aydınlığa hasret
Cehennem azabımsın
Uykusuz ve yorgun
Ve unutulmuş anıların
Terk edilmiş sofrasında
Ekmeğin son kırıntısı
Şarabın
İçmekten bıktığım
Son damlasısın sanki
İçimdeki Araf’sın
Kendimde kızarak
Defalarca çarmıha gerdiğim
İçimde öldürdüğüm
Yalnızlığıma gömdüğüm bensin
Unutulmuş şarkının Read the rest of this entry »

YALNIZLIĞIM VE SEN İLMİK İLMİK ÖRÜLDÜN(MÜ)

YALNIZLIĞIM VE SEN İLMİK İLMİK ÖRÜLDÜN(MÜ)

Yine gidiyorsun
Yalnızlığının koynuna
Şafaksız akşamların
Bekleyişinde ki sessizliğe
Kim bilir belki
Yarık kalan yürüyüşün
Son adımı
Atılmadı daha
Kaldırıma asılı kaldı
Ayak sesimiz
Bekleyişimiz
Ve sensizliğim
Ucu ucuna eklenmiş
İlmik gibi
Hasretimi örüyorum
Ve demir atmışım
Hüzün limanıma Read the rest of this entry »

29
Tem

UÇURTMA – Olca BAL

   Posted by: admin Tags: ,

GÖZLERİNDE ÖZGÜRLÜĞÜ YAŞADIM VE SEVGİYİ, UÇURTMA MEVSİMİNDE ÖZGÜRLÜK GİBİ(Mİ)
GÖZLERİNDE ÖZGÜRLÜĞÜ YAŞADIM VE SEVGİYİ, UÇURTMA MEVSİMİNDE ÖZGÜRLÜK GİBİ(Mİ)

Funda öğretmen, yetimhanenin bahçesinde diğer küçük çocukların arasında Hüseyin’i göremeyince, telaşlanarak aramaya koyulur! Yemekhanesinden başlayarak, yattığı odasına, bodrum katından tut, çatısına varana kadar, ama bulamaz! Telaşı daha da artarak yüreği alevlenir bir anda, mutfakta çalışan Akgül ablasının yanına koşarak nefes nefese, ’’Hüseyin’i gördün mü? Ve yakınarak ‘’yine kayıplarda’’ der. Hademe Akgül, ‘’görmediğini’’ söylerken kendiside endişeye kapılır! ‘’Anlaşıldı kızım, bu çocukla işimiz var bizim,’’ sırtından önlüğünü çıkartarak, ‘’beraber arayalım’’ der. Saatlerce aramanın sonunda, Funda öğretmenin sinirleri bir hayli gerilir ve güneşin batmasıyla karanlık yavaşça etrafa yayılmakta. Funda öğretmenin alnından sıkıntı terleri akarken, yanakları da öfkesinden kızarmıştı. Gözlerini büyümüş, ellerini de sıkıca birbirine ovuşturarak söylenmeye başlamıştı; ‘’Biz ne yapacağız şimdi, ya başına bir kötülük geldiyse! Ah Akgül abla, her çocuğu anladım! Çözebildim eğitim hayatımda! Bir tek Hüseyin’e yaklaşamadım, neyi uyguladıysam başarısız kaldım!’’ Delirecek gibiydi artık Funda öğretmen. Hüseyin’i, o küçük içine kapanık çocuğu ayrı severdi. Read the rest of this entry »

28
Tem

ŞİMDİ – Dehman ÇEVİK

   Posted by: admin Tags: , ,

ÜŞÜYORSAM VE SEN YOKSAN BAŞLAR HASRET SANCISI(MI)

ÜŞÜYORSAM VE SEN YOKSAN BAŞLAR HASRET SANCISI(MI)

Şimdi
Uzak bir ketteysen
Üşüyorsan.
Ve yağmur yağıyorsa
Sicim, sicim
Tane, tane değil
Avuç, avuç değil
Kucak, kucak düş yüreğime
Bekleyeceğim

DEHMAN ÇEVİK Read the rest of this entry »

17
Tem

GETİR GÖZLERİNİ – Dehman ÇEVİK

   Posted by: admin Tags: , ,

GÖZLERİN BENİM SEVDAM VE ÖLÜMÜM(MÜ) SENSİZLİKTE

GÖZLERİN BENİM SEVDAM VE ÖLÜMÜM(MÜ) SENSİZLİKTE

Getir gözlerini aşkım
Gözlerinden öpeyim
Gözlerin yoksa canan,
Dünyayı neyleyeyim
Senden uzakta,
Dünyadan ve gözlerinden uzak
Getir gözlerini, dünyayı göreyim
Gözlerinsiz, kendime bile hasret,
Getir hasretimi, gözlerini öpeyim
Gelmezsen eğer,
Getir gözlerini canan,
Gözlerinde öleyim

DEHMAN ÇEVİK
25.02.2004. Read the rest of this entry »

9
Tem

SEN İSTEDİN- Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

RESİMLER VE YALNIZLIK BİZDE KALDI(MI)

RESİMLER VE YALNIZLIK BİZDE KALDI(MI)

Sus dedin
Sustum…
İlham perin oldum
Esrarengiz kaldım
Yıldız misali göklerde
Ulaşılmazsın dedin
Düştüm avuçlarına
Yoruldum dedin!
Göklerin perdesini çektim
Saçlarım yastık
Tenim yorganın oldu
Yağmur ol yağ dedin
Yağdım!
Kurumuş taşın toprağın
Bereketlendi
Tomurcuklar açtı yüreğinde
Rüzgar ol
Es dedin
Estim!
Bazen tenini okşayarak
Bazen iliklerine akarak Read the rest of this entry »

YALNIZLIĞA TUTUNCA YAŞAM SEVDA BİR YÜK(MÜ) YOKSA ÇEKECEĞİMİZ BİR HASRET(Mİ) KALIYOR GERİDE

YALNIZLIĞA TUTUNCA YAŞAM SEVDA BİR YÜK(MÜ) YOKSA ÇEKECEĞİMİZ BİR HASRET(Mİ) KALIYOR GERİDE

Umutların tükenmişliğinde
Yalnızlığın hırçın kollarında
Var olmayan bir hayale
Daldıkça dalıyor yüreğim
Kimi zaman bir dost arıyor
Kimi zaman yalnızca anneyi…
Kah!
Şefkate susuyorum çöllerde
Kah!
Sevgiyi özlüyorum aşk denizinde
Denizi doğayı seyrederken
Dağlardan!
Yamaçlardan iniyorum
Ruhumun!
Bomboş derinliklerine
Çığlıklarından ürküyorum ruhumun
Kulaklarıma!
Pamuklar tıkamak istiyorum
Yalnızlığa direniş çığlıkları
Read the rest of this entry »

YAŞAMIN ANLAMINI SENDE BULDUM(MU) VE NEREDE KAYIP ETTİM BEN

YAŞAMIN ANLAMINI SENDE BULDUM(MU) VE NEREDE KAYIP ETTİM BEN

Kendi doğrularımı kaybettim yanlışlarımda… Çalkantılı ikilemlerin çifter çifter devir daim yaptığı ruhumu arıyorum, buram buram sensizlik kokan benliğimde bensizliğimde… Tıpkı koca bir deryada bıraktığım, deryadan farksız bir katrenin izini sürmek istercesine… Bilmiyorum nedendir bu ulaşmak istemezlik ruhuma! Çok da seviyorum kendimi oysa? Gel gör ki ben olmak istediğim ben’e bir arpa boyunu geç; bir karınca adimi kadarcık dahi yaklaşamıyorum annem. Sen kadar kendimedir de hasretliğim.
Kana kana içmek istedim hep sevgiyi verilebildiği ölçüde. Bilhassa seni ve sevgini yaşayıp kazımak isterdim her zerreme…

Fakat ben seni tanıma fırsatını bulamadan meçhuller alıverdi seni… Seni tanıyamamakla beraber; asılsız benliğimle dolanıyorum dünya denen mekanda, o günden bugüne. Üzgünüm annem! Ben de istemiyorum ruhumun böyle silik silik varlık gösterisini. Onulmaz yaraların büyüdükçe, büyüyüşünü engelleyemeyişim acıtmaz mı ki beni sence? Olmak istediğim örnek bir benlik değil ki beynimdeki: Read the rest of this entry »

HER LEYLA MECNUN'U ARASADA, AŞK KAPIDA MECNUN'SUZ BEKLER(Mİ)

HER LEYLA MECNUN'U ARASADA, AŞK KAPIDA MECNUN'SUZ BEKLER(Mİ)

İnci esrarlı gözlerin,
Mağrur bakışların,
Yırtar geceyi.
Gözlerindeki;
Çöl yangını yeri,
Susuz,
Yağmursuz.
Ne bir umut,
Ne bir bekleyiş,
Düşer yangın yerine.
Gözlerindeki esrime;
Buruk,
Arık,
Küskün.
Unutulmuş dönencede,
Sabırın adısın Leyla’m.
Terkedilmiş zamanlar;
Kurak,
İğdiş,
Dirimsiz.
Ahu yüzlü Leyla’m..
Kırgın geleceğe,
Hoyrat dalgalar çarpar. Read the rest of this entry »

4
Haz

USTAM – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

AVUÇLARIMIZDA YAŞANAN DUYGULARIMIZ VE SUSKUN ŞİİRLERİMİZ(Mİ)

AVUÇLARIMIZDA YAŞANAN DUYGULARIMIZ VE SUSKUN ŞİİRLERİMİZ(Mİ)

Ustam var benim
Dağ gibi
Gölgesine sığındığım
Şiirleri ilahi misali
Ellerini kaldırıp göğe
Sesini yükselttiğinde
Ahenginden inlerdi
Yeryüzü
Bazen…
Gönderirdi gökyüzüne
Yazdığı şiirleri
Ustam var benim
Bir gün…
Sende oku şiir’ini
Küçük kız dedi…
Nasıl olur ustam
Senin yanında…
Okunur mu şiir…
Sayarmıyım kendimi şair
Gülümseyerek bana
Oku şiirini
Farkındayım tezgahında
Dokunan kumaşın
Sen!
Farkında olmasan da
Şiir’lerin doğum sancısında Read the rest of this entry »

SEN KİM OLMALIYDIN YAŞAMIMIMDA, AŞK VE İNKARI YAŞADIĞIM HASRETİM(Mİ)SİN

SEN KİM OLMALIYDIN YAŞAMIMIMDA, AŞK VE İNKARI YAŞADIĞIM HASRETİM(Mİ)SİN

Yaşamın anlamını yazdığım
Taş duvarlarda heceler
Senin
Resmini çizdiler bana
Hiç acımadan
Sen yaşam mıydın?
Benim için
Ne anlamın vardı sanki
Sıradan bir kadındın
Dünyamın yalnızlığını paylaşan
Öylemi idin gerçekten
Sen kimdin
Neden geldin
Suskun güncelerime
Bir harf bile değilken
Kocaman bir romanımı
Nasılda doldurdun
Habersizce
Ne kelimelerim hazırdı buna
Ne de ben
Çoğu zaman
Korkularıma sığınıp
Sana geldiğimde
Aşkında öfken gizliydi
Kaçtığımda Read the rest of this entry »

25
May

HADİ GİT – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

HER SEVDANIN SIĞINAĞIDIR ANILAR, SENİN SEVDANSA BENİM SIĞINAĞIM OLDU(MU)

HER SEVDANIN SIĞINAĞIDIR ANILAR, SENİN SEVDANSA BENİM SIĞINAĞIM OLDU(MU)

Kimliksiz kalan
Sevgimin gölgesinde
Mızrabımın vurduğu tellere
Takılı kalan saçların
Türkü oldu dudaklarımda
Her şeyde sen vardın
Sen olmalıydın
Tüm besteler sana yapılmalı
Tüm sevdalar
Seni anlatmalıydı bana
Biliyordum;
Görmeyecektin yanan yüreğimi
Biliyordum;
Duymayacaktın yankılanan sesimi
Sana benzeyen;
Bir sen daha olmayacaktı bende
Kayıp etme korkusuydu benimkisi
Biliyordum çünkü;
Bir gün çekip gideceğini
Gidiyordun işte
Hadi git durma Read the rest of this entry »

24
May

HAKKIMDA – Olca BAL

   Posted by: admin Tags: , ,

YAŞAMDA VAR OLMANIN YOLU YAZMAK(MI) VEYA YAŞAMAK(MI)
YAŞAMDA VAR OLMANIN YOLU YAZMAK(MI) VEYA YAŞAMAK(MI)

21.04.1973’de, benim için geçerli olan! Yurdumun en güzel şehri, İstanbul’da dünya’ya gözlerimi açtım. Ne yazık ki çok sevdiğim İstanbul’umu yedi yaşına kadar yaşaya bildim. Ailem, Almanya’nın Düren şehrinde yaşadığından, beni de yanlarına aldılar. Okul hayatım Düren’de başlamıştı ve ortaokul son sınıfa kadar okumuştum, normal derecede bir karne ile meslek hayatına atıldım. Dokumacılık üzerine mesleğimi bitirdim. Ve 12 yıldır dokumacılık üzerine bir fabrikada çalışmaktayım. Çocukluğumda en büyük hayalim Tiyatrocu olmaktı maalesef sadece hayallerde kaldı. 11 senelik evlilik hayatımı arkamda bırakalı 7 seneyi geçti. Kızımla beraber bir evi paylaşıyoruz. Hayatımda pek faaliyetlerim oldu diyemem. Yıllarca çevremin sorunlarıyla uğraşmaktan, kendi isteklerime duyarsız kaldım. Yaşam boyu içimde birikenleri hep yazmak istemişimdir. İnsanların acılarını, umutlarını, sevgilerini, kendi dünyalarında kayboluşlarını, yükselişlerini! Her yönüyle kalemimle paylaşmak istedim. Demek ki her şeyin bir zamanı varmış! Fatih Mehmet Yıldırım’la tanıştığım günden beri, kitaplar’lada tanıştım ve içimdeki birikimlerimi yazmam için bana Read the rest of this entry »

SEN BENDE Kİ TÜM HÜZÜNLERİN ADI VE HASRETLERİMİN BAŞLADIĞI ANDIN(MI)

SEN BENDE Kİ TÜM HÜZÜNLERİN ADI VE HASRETLERİMİN BAŞLADIĞI ANDIN(MI)

Kırık sulardaki yüreğimi,
Sakalının askısındaki kefelerine böldüm.
İndirdim gözlerindeki yıldızlarımı.
Süzdüm sevdalanmış tülbentlerden.
Ertesine gömdüm senden kalandan.
Şişirilmiş koyun derisiydin,
Seni sıyırırken hayatımdan
Suyun yüzünde yatıyor ceset halin.

Güz akşamlarında başlattım ölümsüzlüğümü
Sakalının sağ kefesindeki sana veda ederken
Ayna yüzümde yansıyan,
Işık ötesine vuran gözlerimin akışı,
Sakalının sol kefesinde topladığım aşklarımdı.
Vurgun yemiş halim,
Uzanırken tepelerin beyazlığında göğe,
Soğuk kurumuş dilim,
Çatlamış dudaklarımda gezinirken,
Açıyorum ağzımı sevda yağmurlarına.
Yazıyorum!
Yazılıyorum geleceğe dair yeniden.

Kabuklarımı yırttımsa,
Yenidünyam,
Yükselmelerim içindir.
Uyanmışsa hasret duygularım,
Özlemlerim içindir.
Dizilmişse gözlerime umutlarım,
Yarınlarım içindir.
Nöbetteyse uykularım, Read the rest of this entry »

SUSTUKÇA KONUŞTU İHANET VE AŞK, KENDİNDE KENDİNİ İNKAR ETTİ(Mİ)

SUSTUKÇA KONUŞTU İHANET VE AŞK, KENDİNDE KENDİNİ İNKAR ETTİ(Mİ)

Kadınla erkek
Topladıkça birer birer
Kayb oldular
Kimliklerinin kimliksizliğinde
Önce acılarını çoğalttılar
Sonrasında
Kabuklar bağladılar
Salyangozlar misali
Oysa
Denizde değildi ortamları
Yalnızlık ve hüzünle
Gemiler misali
Bağlanmışlardı limana
Yosun tutmuştu her yanları
Ve aşk
Küsmüştü onlara
Kadın inadına
Tutunmuştu erkeğin gözlerine
Erkekse
Uzaktı kadının limanına
Sadece duygularında karmaşa
Ve bir bekleyiş vardı
Hayallerinin orta yerinde
Emin olmadığı
Çerçevesiz bir resim
Küçücük ev hayali kadına Read the rest of this entry »

VE SENSİZLİK BAŞLADIĞINDA, HASRETİN TÜM LİMANLARINA KONUK OLUR(MU) İNSAN

VE SENSİZLİK BAŞLADIĞINDA, HASRETİN TÜM LİMANLARINA KONUK OLUR(MU) İNSAN

Sen günah değmemiş gözlerimsin.
Bakışlarındaki yok oluşuma,
Şahit hecelerimsin.
Ve ansızın umarsızca gezinen,
Hayalin gözlerime çarpar.
O sığ ve sonsuz,
Hasretlerinde ısrarlı,
Hasretinde kararlı,
Yusuf sabrında beklediğim,
Günah değmemiş gözlerimsin.

Sen!
Yalan değmemiş sesimsin.
Çocuksu titrek sedanı,
Coşkulu sevinç nidalarını,
Ve bilinmez gecelerde,
Var oluş nedenini,
Ruhumu okşayan nefesinde,
Okunmuş şiirlerin,
Her bir harfindeki,
Özlediğim hummalı sesimsin. Read the rest of this entry »

Page 1 of 912345»...Last »