Archive for the ‘Songül Toker’ Category

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

Küçücük yumuk ellerinle
Güneş sıcaklığında gülüşünle
Dünyaya merhaba diyen bakışınla
Hoş geldin bebeğim
Yaşam merhaba diyor sana
Ediz merhaba
Günler seninle dolacak
Her günde büyüyeceksin
Anlamını öğreneceksin kelimelerin
Eşyaların adlarını
Ve tanırken insanları
Sende katılacaksın hayata
Bazen kızacaksın bizlere
Bazen seveceksin
Anlamayacaksın büyüklerin
Yaptığı işleri
Büyüdükçe biz olacaksın
Biz oldukça
Uzaklaşacaksın çocuk dünyandan
Ne çocuk kal Ediz
Ne de büyü bizim gibi
Sokma yalanı gününe, gecene Read the rest of this entry »

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

Sevme beni
Ciddiye alma
Sevilmeye değmem diyorsun
Seni sevmeden
Sana dokunmadan yaşamak
Seni anlamadan sevmek
Nasıl olur be bir tanem
Ben senin
O yıkılmaz yanındaki
Yıkılışını
Ben senin
Çaresizliğin girdabında
Darma duman oluşundaki
Yıkılmazlığını
Çelik maskenin ardındaki
Çocuksu hüznünü sevdim
Ben senin
Başkaldırmalarında ki Read the rest of this entry »

9
Tem

SEN İSTEDİN- Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

RESİMLER VE YALNIZLIK BİZDE KALDI(MI)

RESİMLER VE YALNIZLIK BİZDE KALDI(MI)

Sus dedin
Sustum…
İlham perin oldum
Esrarengiz kaldım
Yıldız misali göklerde
Ulaşılmazsın dedin
Düştüm avuçlarına
Yoruldum dedin!
Göklerin perdesini çektim
Saçlarım yastık
Tenim yorganın oldu
Yağmur ol yağ dedin
Yağdım!
Kurumuş taşın toprağın
Bereketlendi
Tomurcuklar açtı yüreğinde
Rüzgar ol
Es dedin
Estim!
Bazen tenini okşayarak
Bazen iliklerine akarak Read the rest of this entry »

4
Haz

USTAM – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

AVUÇLARIMIZDA YAŞANAN DUYGULARIMIZ VE SUSKUN ŞİİRLERİMİZ(Mİ)

AVUÇLARIMIZDA YAŞANAN DUYGULARIMIZ VE SUSKUN ŞİİRLERİMİZ(Mİ)

Ustam var benim
Dağ gibi
Gölgesine sığındığım
Şiirleri ilahi misali
Ellerini kaldırıp göğe
Sesini yükselttiğinde
Ahenginden inlerdi
Yeryüzü
Bazen…
Gönderirdi gökyüzüne
Yazdığı şiirleri
Ustam var benim
Bir gün…
Sende oku şiir’ini
Küçük kız dedi…
Nasıl olur ustam
Senin yanında…
Okunur mu şiir…
Sayarmıyım kendimi şair
Gülümseyerek bana
Oku şiirini
Farkındayım tezgahında
Dokunan kumaşın
Sen!
Farkında olmasan da
Şiir’lerin doğum sancısında Read the rest of this entry »

25
May

HADİ GİT – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

HER SEVDANIN SIĞINAĞIDIR ANILAR, SENİN SEVDANSA BENİM SIĞINAĞIM OLDU(MU)

HER SEVDANIN SIĞINAĞIDIR ANILAR, SENİN SEVDANSA BENİM SIĞINAĞIM OLDU(MU)

Kimliksiz kalan
Sevgimin gölgesinde
Mızrabımın vurduğu tellere
Takılı kalan saçların
Türkü oldu dudaklarımda
Her şeyde sen vardın
Sen olmalıydın
Tüm besteler sana yapılmalı
Tüm sevdalar
Seni anlatmalıydı bana
Biliyordum;
Görmeyecektin yanan yüreğimi
Biliyordum;
Duymayacaktın yankılanan sesimi
Sana benzeyen;
Bir sen daha olmayacaktı bende
Kayıp etme korkusuydu benimkisi
Biliyordum çünkü;
Bir gün çekip gideceğini
Gidiyordun işte
Hadi git durma Read the rest of this entry »

2
May

BELİRSİZ ZAMANLAR – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

ZAMANDA ZAMANSIZLIK BEKLİYOR(MU)

ZAMANDA ZAMANSIZLIK BEKLİYOR(MU)

Zaman!
Zamansızlık içinde
Kovalıyor
Amansızca bizleri
Her yerde
Korku dolu
Gözbebekleri
Ölüm nöbetinde
Zor kazanılmış
Özgürlük gününde
Yine aynı üslupta
Dünyanın her yerin de
Ansızın inmekte
Zamanda beklentisiz
Yaylım ateşi
Figüratif  katmanlarda
Doğu – Batı sentezi
İkilemeler
Şaşırtmalar
Hamak kurmuş
İbresi belirsiz
Altın rengi çöllere
Akıtılan Read the rest of this entry »

19
Nis

ÇOCUKTUM BEN – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

YAŞAM BİR ORTA OYUNU VE BİZ OYNUYORUZ(MU)

YAŞAM BİR ORTA OYUNU VE BİZ OYNUYORUZ(MU)

Çocuktum ben
Hayatın tüm
Renklerinden
Gökkuşağı’m
Vardı benim
Düşlerimde!
Kelebeğin
Kanat çırpışı
Kuşların ötüşü
Sevinç renkleri
Vardı…..
Güvendiğim
Siz vardınız
Büyümemi isteyen……
Aynada yansıyan
Yüzünüzün yansımasını
Yarattınız bende
Her şeyin!
Kocaman bir
Yalan olduğunu
Anladığım günde
‘Öğrettiniz bana’ Read the rest of this entry »

YAŞAMIN BAŞLADIĞI YERDE HÜZÜNLER GİZLİ(Mİ)
YAŞAMIN BAŞLADIĞI YERDE HÜZÜNLER GİZLİ(Mİ)

Erdal annesinin gözündeki korkuyu görerek:
- Korkma anaların anası, sadece biraz hava almaya çıkıyorum.
Oğlunun öfkesine çabuk yenileceğini bildiği için, dışarıda Ömer’le karşılaşma durumunda,  mutlaka saldıracağını düşünerek:
- Söz mü oğul.
Ailesini bu kadar çok özlemesine rağmen, geldiğinden beri yaşattıklarından acı duyarak, ‘’o şerefsiz için ailemi perişan etmek ne kadar doğru, bu hesabı nasıl olsa kapatacağım, zamanı gelince,’’ diyerek annesine sarılarak onu öptü ve ayrılırken:
- Söz anam söz, yüreğini serin tut güzel anam, merak etme.
Annesinin arkasından bakışlarını yüreğinde duyarak, merdivenlerden inerek sokağa çıktı. Herkesin meraklı bakışları altında, elleri cebinde sokakta yürümeye başladı. Meraklı sorularla karşı karşıya kalmamak için, çocukluğunu yaşadığı mahalleden ayrılarak, yıllardır gitmediği şehrin diğer semtine yürüdü. Saatlerce başıboş dolaşan Erdal, içindeki fırtınalar yaratan düşüncelerinden kopamıyordu. Buket canlanıyordu gözlerinin önünde, okudukları öyle canlıydı ki beyninde, onun yaşadığı acılar, karanlığın içinden süzülerek geliyordu karşısına, sanki yaşananları canlı olarak görüyordu.
Buketin çığlığını duyuyor, canım sevgilim diyerek, onu kurtarmak için elini uzatıyordu. Askıda kalan eli, her şeyin ona, hayal gücü olduğunu hatırlattı, içi yine öfke doldu Ömer’e karşı. Öfkeden dişlerini sıkıyor ve yine küfretmeye başlıyordu. ‘’Ulan O… çocuğu, sakın elimden kurtuldum sanma, ölene kadar peşinde olacağım. Seni gebertmeden bu dünyadan gitmeyeceğim, onun bunun çocuğu.’’ Öfkesini frenleyemiyordu.
Tekrar koşup, Ömer’in evine gitmek istedi, ‘’dışarı çıkmaz ki, korkak köstebek, onun gücü kadına yeter’’ diyerek, yanında duran ağacı tekmelemeye, yumruklamaya başladı. ‘’Erkeksin öylemi…. erkeklik cesaret ister, mertlik ister, sana sığınmış zavallı bir kadını kullanmak mı erkeklik. Erkeklik bir kadının çaresizliğinden faydalanmak, onu ölüme sürüklemek mi ulan’’ diyerek, tekmelediği ağaçtan öfkesin alamayıp, ağaca sarılıp, ha bire kafasını vuruyordu ağacın gövdesine. Read the rest of this entry »

15
Nis

UNUTULMAYAN SEVDALAR 4 – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: ,

BİRTANEM, GELECEKSİN DİYEREK SABRIMA SABIR EKLEDİM(Mİ)
BİRTANEM, GELECEKSİN DİYEREK SABRIMA SABIR EKLEDİM(Mİ)

Erdal tüm öfkesiyle merdivenleri hızla indi ve Ömer’in oturduğu evine koşarcasına yürüyerek, kapının ziline ısrarla basmaya başladı. Pencereden bakan Ömer, aşağıda duran Erdal’a şaşkınlıkla bakarak seslendi:
- Ne oluyoruz ya! Dağ başında mı yaşıyoruz?
Erdal, inanılmaz bir güçle kapıyı sallayarak, sanki kapıyı yıkmaya çalışırcasına uğraşırken, başını kaldırarak Ömer’e:
- Aç lan şu kapıyı!
Öfke dolu sesi, caddede dehşet ve tehdit dolu olarak yankılanıyordu. Herkesin duymasına aldırmadan bağırırken, merakla toplanmaya başlayan kalabalık, olanlara anlam vermeye çalışıyordu. Erdal:
- Görüyorum ki baya erkekmişsin, yoksa erkekliğin sadece kadınlara mı geçerli? ,
Aşağıdaki adamı tanımıştı, karısının eski sevdalısı olan Erdal’dı, ‘’anlaşılan karım denen kaltak, buna ya her şeyi anlattı, ya da bir şekilde haber uçurdu, dünde ambulans buradayken buradaydı, belki de buluşmaya geldi. Bu adamdan kurtulmalı, bu daha fazla tantana çıkarırsa, herkesin olan bitenden haberi olur. En iyisi buna uymayayım,’’ aşağıya doğru baktığında, Erdal kapıyı tekmelemeye, yumruk atmaya devam ediyordu. Ömer sakin bir sesle:
- Git oğlum buradan, yoksa polis çağırırım!
Çevreden toplananlar, Ömer’in bu kayıtsız haline şaşkınlıkla bakıyordu, bölük pörçük duydukları sözlere anlam vermeye uğraşırken, Erdal’ı uzaktan tanıyanlar, kendisine seslenmeye çalışıyorlardı, ancak onun kimseyi duymadığını, gözünün Ömer’den başka kimseyi görmediğini fark etmekte gecikmediler. Yaşlı bir kadın, ‘’bu bizim Erdal, karıncayı bile incitmez, neden delilendi acaba. Ömer’den ne alıp veremediği olur ki’’ diyerek, çevreye laf yetiştirmeye çalışıyordu. Erdal çıldırmış bir halde: Read the rest of this entry »

AŞK ÇAĞRISINDA ŞİMDİ VE BAHAR YAŞAMA DAVET EDİYOR(MU)
AŞK ÇAĞRISINDA ŞİMDİ VE BAHAR YAŞAMA DAVET EDİYOR(MU)

Selam dostlar sizlere bu güzelim ilkbahar günü, kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Kasvetli, karanlık, soğuk günlerden sonra, tabiatın canlanmasıyla, ruhumuzun, duygularımızın, yüreğimizin kıpır kıpır olduğu, taşkınlıklar yaşadığı bu döneme, hoş geldiniz. Ben bu günü kendime hediye ediyorum, belki sizlere tuhaf gelir ama, ben aylardır tabiatın doğuşunun özlemini çekiyorum. İlkbahar benim için mevsimlerin en güzeli, Toprağın canlanmasıyla sanki her sefer bende yeniden doğuyorum. Kendimi ondan bir parça, onu ise kendimden bir parça olarak görüyor, onunla içselleşiyorum.
Belki bu yüzden aşırı taşkınlınım, aynı noktada buluşup o esrarengiz,o muhteşem yeniden doğuşun büyüleyici ahengine kapılışım. Yer yüzü gök kuşağı rengi, nereye baksan başka bir güzellik, yeşilin her tonundan halılar, bazen gelincikten, papatyadan, lalelerden. Alabildiğine renkler, ağaçlar bir gelin gibi süslenmiş, gelin gibi süzülmekte. Gördüğüm güzellikler, doğanın tüm çiçeklerden hazırladığı, soluduğum en güzel parfüm kokusu, başımı döndürmekte.
Sabahın erken saatlerinin zevki de bir başka oluyor. Güneşin güne gebe olduğu zaman, karanlığın bölünerek aydınlığa kavuştuğunda. Ben çıplak ayaklarla çiğ taneciklerinin yıkadığı çimenlerin üzerinde koştum akarsuya doğru, kuşların arkadaşlığında sanki başka bir dünyadaydım. Ayaklarımı akar suyun içine koyduğumda buz kesti sanki gözlerimi kapayarak soludum sabahın tüm kokularını. Read the rest of this entry »

7
Nis

KOŞARAK YÜRÜ – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

YAŞAMIN PEŞİNDE KOŞUYOR AYAKLARIM VE SENDE BENİMLE OLDUN(MU)

YAŞAMIN PEŞİNDE KOŞUYOR AYAKLARIM VE SENDE BENİMLE OLDUN(MU)

Yürü!
Koşarak yürü
Yetmezse
Katıl maratona
Kişiliğinden ödül verme
Yürü!
Koş alabildiğine
Uzak olsa da yolun
Başlamalı bir yerde
Ulaşamasan da
Hayaline
Koş koş
Umutların peşine
Bırak kendini
Ak!
Alabildiğine
Mevsimlere
Evrenin bir parçası
Olmaktan korkma
Oda senden
Bir parça Read the rest of this entry »

BUGÜN DÜNÜMÜN YANSIMASI VE DÜNÜM BUGÜNDE(Mİ)

BUGÜN DÜNÜMÜN YANSIMASI VE DÜNÜM BUGÜNDE(Mİ)

Güzel bir hazan mevsimiydi, gölün etrafında yürüyüş yaparken, çocuk parkının yanına gelmiştim. Oynayan çocukları görmek, onların gözlerindeki coşku ve sevinci yakalamak, beni daima mutlu ederdi. Çocuklarla oynamayı çok severim, o tertemiz dünyaları hep büyülemiştir beni.

Hemen boş duran salıncağa koşup, sallanmaya başladığımda, tüm yetişkinlerin gözleri üzerime çevrilmişti. Büyük olasılıkla beni garipsiyorlardı, oysa ben o anda, ne kadar mutluydum, bir bilseler. Sanki gökleri kucaklıyorum o anlarda, her seferinde daha da hızlanarak salıncakta sallanıyorum, bir an göklerin maviliğine erişirken, tekrar dönüyor ve işte ağaçların altın rengi yaprakları. Yemyeşil çimenlerle, çocuklar. Tekrar mavi, yeşilimsi göl ve gökyüzü arasında, alabildiğine hızlanmak, kucaklamak istiyorum dünyayı.

Hafiften esen rüzgarın, tenimle oynaşması sırasında, içimdeki özgürlük duygusu çoğalarak büyüyor. Yeniden aşık oluyorum, doğanın o muhteşem ve esrarengiz güzelliğine. Tüm güzellikleri derin nefeslerle içime çekiyorum, içimdeki çocuğu yaşıyorum alabildiğine ve sınırsız. Buraya geldiğimde, her seferinde çocukluğumla yüzleşir, içimde canlı ve dimdik duran çocukluğum, ses ve görüntüye dönüşür, anılar benliğimi doldurur, dönerim içimdeki o günlere.

Anımsadığım kadar 5 yaşlarında olmalıydım, ondan önceki dönemi çok hatırlamak istesem de, kıssa gölgelerin altında, bölük pörçük, tam duyamadığım kesik sözcükler dizisi olarak anımsıyorum. Annem, babam ve 4 ablamla, bir ağabeyim ve bir ninem oluştururdu bizim aileyi. Read the rest of this entry »

28
Mar

ÇOCUKLUK AŞKIM – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

YAŞAM, HEP ÇOCUK OLARAK KALSA(MI) ACABA

YAŞAM, HEP ÇOCUK OLARAK KALSA(MI) ACABA

Korkularımı
Sevinçlerimi
Paylaştığım ilk aşkım
Bilmem sende hatırlarımsın
Ama
Ben o günlerin her anını
Üzüntüsü
Sevinci
Ve tüm sıcaklığıyla
Hala yaşıyorum
Beraber başlamıştık
İlkokula
Beni babam
Seni!
Annen getirmişti
İkimizin de yüreği
Heyecandan çarpıyordu
Minik kuşlar gibi
İlk günden Read the rest of this entry »

27
Mar

SEVDAM – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

SEVDA YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

SEVDA YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

Sevdam!
Bin yıllık yürek sızım
Hasretim
Gözyaşımsın sevdam
Bak!
Gökyüzü karardı yine
Melekler yas içinde
Yarım kalan aşkımıza
Ağlıyorlar sevdam
Dudaklarımda
Eski günlerden kalan
Hüzün dolu bir şarkı
Gözlerimde
Uzaklara bakan
Bir bakış
Her yerde
Seni arıyor sevdam
Çiseleyen yağmur
Yüreğimden akan
Yaşlar gibi
Süzülüyor göklerden Read the rest of this entry »

17
Mar

HOŞ GELDİN – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

YAŞAMDA SEN VARDIN VE HAYAT SENİN GELİŞİNLE GÜZEL(Mİ)

YAŞAMDA SEN VARDIN VE HAYAT SENİN GELİŞİNLE GÜZEL(Mİ)

Hoş geldin
Yürek sızım!
Yokluğun
Cehennem ateşinde
Yanan kor gibi
Yakar yüreğimi
Alınan!
Son nefes gibi
Düğümlenir boğazımda
Tükettir beni
Hoş geldin!
Karanlıkta
Yıldızları
Getirdin avuçlarıma
Aydınlandı gökyüzüm
Güneşim oldun
Sensiz
Üşüyen yüreğime
Seni!
Öyle özledim ki
Atan
Kalp atışım Read the rest of this entry »

17
Mar

UMUDUNU YİTİRME – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

UMUT KAF DAĞININ ARDINDA(MI) BENSE HEP UMUT OLDUM(MU)

UMUT KAF DAĞININ ARDINDA(MI) BENSE HEP UMUT OLDUM(MU)

İnsanları
Anlama umudunu
Asla yitirme
Bir tanem
Umut
Duyguların
En yücesi
En kutsalıdır
Bunu unutma
Her karanlığın
Umutsuzluğun
Çıkış yolu
Görünmeyen
Yolun bile
Ufukta aydınlandığını
Göreceksin
Umudun
Yüreğindeki sevginin
Filizlenmeye
Başladığı an
Gözlerinde
Parlayan Read the rest of this entry »

17
Mar

AKDENİZ – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

TÜM YALNIZLIĞIMA SEN ŞAHİTSİN AKDENİZ VE DALGALARIN

TÜM YALNIZLIĞIMA SEN ŞAHİTSİN AKDENİZ VE DALGALARIN

Akdeniz
Uçsuz bucaksız
Sınırsızlığınla
Kucakla beni
Gökyüzüyle
Denizin birleştiği
Noktadaki mavi
Kucakla beni
Saçlarımın
Her telini okşayan
Tenimin
Her hücresine
Dokunan rüzgar
Dokun!
Yüreğime de
Al götür
Götür tüm kırılmışlıkları Read the rest of this entry »

10
Mar

YOLCU – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

SAHNEDE ROLLER DAĞITILDI VE BANA HÜZÜN(MÜ) DÜŞTÜ

SAHNEDE ROLLER DAĞITILDI VE BANA HÜZÜN(MÜ) DÜŞTÜ

Hayat!
Yazılmış bir senaryo
Sahnenin
Perdeleri açıldı
Oyuncular belli
Oynanan!
Oyun değil!
Bir kaç yüzü vardır
Renklerin
Baktığın nokta
Önemli!
Her şey
Farklı görünse de
Benzer!
Bir birine
Hayat çizgisi
Toplasak
Göz yaşlarımızı
Ayıra bilir misin
Seninkini!
Benimkini!
Ya da Read the rest of this entry »

MAHLUKLARIN DÜNYASINDA KAYP OLMUŞTUM, İNSANIM BEN VE NERDEYİM

MAHLUKLARIN DÜNYASINDA KAYP OLMUŞTUM, İNSANIM BEN VE NERDEYİM

Bu gün iki çocuk annesi olduğum gün, herkesin mutlu olacağı bir günde, ben hüzün doluyum. İki günahsız, iki suçsuz bebek, bu sorumluluğu taşıya bilecek miyim bilmiyorum. Kaç kez aldırmaya çalıştım bırakmadılar. ‘Çocuk olunca her şey düzelir, sevgini onlara verir unutursun Erdal’ı’ diyordu annem, ‘umarım haklı çıkar! Belki onlar beni tekrar hayata döndürür, ölmüş olan ruhum, tekrar yaşam umudu kazanır, sevinç dolar, belki mutlu bile olabilir???.’
Gözlerinden akan yaşları silerek, düşündüklerine kendi bile inanmıyordu. Ama bir şeyi iyi biliyordu, dünyaya getirdiği bu çocukların mutlu olmaları için, elinden gelen her şeyi yapacaktı. Yanında yatan bebelerine bakarak, henüz isim takmadığını hatırladı. Önce kızını alıp göğsüne yatırdı, sonrada oğlunu, isim bulmuştu bebeklerine. Buse ve Bülent, ‘ikinize söz veriyorum, anneniz olarak, sizin mutluluğunuz için elimden gelen her şeyi yapacağım,’ diyerek yavrularını sıkı sıkıya göğsüne bastırdı.
Zaman su gibi akıp gidiyordu, bebekler yürümeye başlamıştı. Buket söz verdiği gibi, tüm ilgisini çocuklarına veriyordu, çok yoruluyordu ama buna dayanma gücü vardı. Dayanamadığı tek şey, Ömer’in sürekli kendinden, kadınlık görevi beklemesiydi. Buna dayanamıyordu işte, her gün bu konuda olan tartışmalardan bıkmıştı. Yine akşam oluyordu, korku doluyordu yüreği, istemiyordu Ömer’in ona dokunmasını, ama hiç bir şeyi önleyemiyordu. Her gece aynı işkence, her gece aynı tecavüzü Read the rest of this entry »

BEN VAR OLDUĞUMDA SEN YOKTUN VE SEN YOK OLDUĞUNDA BEN VARIM

BEN VAR OLDUĞUMDA SEN YOKTUN VE SEN YOK OLDUĞUNDA BEN VARIM

Buket gözlerini açtığında kocasını görünce birden bitmeyen bir acıyla çığlık atmaya başlamıştı. Ömer hemen ilk yardım düğmesine bastı. Gelen hemşire sakinleştirici iğne vurmaya çalıştığında, Ömer, Buketin sıkı sıkıya kollarını tutuyordu. Buket’se hala çığlıklar atarak:
-Bırakın beni bırakın, ben yasamak istemiyorum! Ölmek istiyorum, buna damı hakkım yok. Bu benim hayatım, ölmek istiyorum, bırakın beni!
İnleyen Buket, iğnenin tesiriyle sakinleşmeye başlamış, gözleri tavana dikili kalmıştı. Hayatın tüm renkleri soluklaşmıştı, her şey siyah beyazdı artık. Zaman tünelinin karanlığında savruluyordu. Yolculuk hangi bilinmezlikler diyarına götürecekti kendini, bilinmiyordu! ‘’Ne olmuştu, neden her şey dağılmıştı birden, birden mi?. Hayır! yavaş, yavaş dökülmeye başlamıştı, tuğlaları ‘yıkılan evdi burası’. Bir gün bunun olacağı görünüyor ve biliniyordu. Ama kimse yoktu bunu önleye bilecek! Kendinin de gücü yoktu buna. Sahnede oyun bitmiş, perdeler kapanmış, bir tek kendi kalmıştı. Hangi parça oynanmıştı, bu oyunun adı neydi, onu da hatırlamıyordu! Bir şeyler kırılmış, bir şeyler parçalanmış, bir şeyler kopmuştu beyninde. Donmuştu tüm hücreleri, duyguları, acılara karşı bağışıklık kazanmıştı. Artık acıtmıyordu hiç bir şey kendini, daha doğrusu ne gülmek, ne ağlamak, ne konuşmak. Silinmişti hafızasından, heykel gibi bakıyordu insanlara, bir anlam veremiyordu gülmelere, konuşmalara. Ömer kapıyı çalarak, içeri girdiği odada bekleniyordu: Read the rest of this entry »

SEVGİNDE TANIMLAMADIĞIM NE VAR, ÖZÜRLÜMÜYÜM BEN YOKSA, SENMİ ÖZÜRLÜ OLAN(SIN)

SEVGİNDE TANIMLAMADIĞIM NE VAR, ÖZÜRLÜMÜYÜM BEN YOKSA, SENMİ ÖZÜRLÜ OLAN(SIN)

Ne!
Gökyüzünün berraklığı
Ne!
Güneşin sıcaklığı
Ne!
Kuşların ötüşü
Mutlu ediyor beni
Sevgiden
Özürlüyüm ben
Anlam veremem
Sevgi sözcüklerine
Dondurulmuş
Yüreğimde
Sanki!
Yabancı bir kelime
Korkmuyorum
Gecenin!
Puslu karanlığından
Üşümüyorum
Sevgisizlikten
Acıtmıyor artık
Hiç bir şey beni
Kanayan ruhum
Donmuş
Buz eteklerinde

SONGÜL TOKER
S-Toker@web.de

www.songultoker.com Read the rest of this entry »

27
Şub

HASRETİM SANA – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

BEN SENSİZLİĞİNİN MAHKUMU OLMUŞUM, ISITIRMISIN YÜREĞİMİ

BEN SENSİZLİĞİNİN MAHKUMU OLMUŞUM, ISITIRMISIN YÜREĞİMİ

Efkarlı bekleyişlerin
Sabırsız dillenişi
Yazdığım şiirin
Bir kaç mısradaki
Seslenişi
Tut ki sen
Tut ki
Kendi içinde
Öldürmeye
Çalıştığın beni
Bense!
Sana hasretim
Öylesine yakasım gelir
Tüm dünyayı içimden
SEN!
Sen gözlerinle
Tutarsın beni
İçimdeki özlemleri
Hasretleri
Bir bir gömerken
Acılara kendimi
Yinede! Read the rest of this entry »

27
Şub

ANILAR – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

GİDİYORUM GERİDE ANILAR VE SENİ BIRAKARAK(MI)

GİDİYORUM GERİDE ANILAR VE SENİ BIRAKARAK(MI)

Yine!
Sana seslenmek geliyor
İçimden
Odamın
Her köşesinde
Gölgen gezinmekte
Anıların
Yalnızlığıma
Yansıması
Yüreğime inmekte
Kurduğum
Küçük
Hapis hanemde
Yani seninle
Yaşamayı
Düşlediğim dairede
Senden kalan
Eski bir resimle
Bir avuç hatıralar
Paylaşmaktayım
Penceremde Read the rest of this entry »

27
Şub

GÜL KURUSU RENGİ – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

GÜL KURUSU AKŞAMLARDA, AŞK GÜLÜMSER KENDİ RENGİNDE(Mİ)

GÜL KURUSU AKŞAMLARDA, AŞK GÜLÜMSER KENDİ RENGİNDE(Mİ)

Gül kurusu rengi
Sevda mevsimi
Bir şarkı
Mırıldanır rüzgar
Eskiden artta kalan
Gönül yorgunu
Misali
Hangi güneş
Isıtır ki söyle
Zemheride
Üşüyen bedenimi
Hangi rüzgar
Yaratır
Yeniden beni
Mevsim
Gül kurusu rengi
Söyle be rüzgar
Hangi okyanuslara
Savurdun bedenimi Read the rest of this entry »

23
Şub

UNUTULMAYAN SEVDALAR 1 Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

SEN VE BEN UNUTULMAYAN SEVDALARDA YAŞADIK.

SEN VE BEN UNUTULMAYAN SEVDALARDA YAŞADIK.

Kapı çaldığında, yemekle uğraşan yaşlı kadın, kapıyı açmaya giderken torununa seslendi.
-Kızım, kapıyı duymadın mı?
Ses çıkmayınca gülerek kapıya doğru giderken,” hayırdır bu saat de kim gelirki bana” diye düşünürek kapıyı açtı, yıllardır görmediği oğlunu kapıda gördüğünde, sevinç çığlıkları atarak boynuna sarıldı. Ana oğul hasretle kucaklaşırken:
-Seni çok özlemişim be ana, burnumda tüttün, ne kadar özlediğimi, şimdik çok daha iyi anladım.
Erdal’ın burnuna, en sevdiği yemek olan dolma kokuları gelince, annesine takılarak:
-Helede şu kuru patlıcan dolmalarını. Hiç kimse seninle bu konuda boy ölçüşemez, kimin anası.
-Sana kurban olsun dolma, otur hemen getireyim de ye, anasının kuzusu.
Sevinçle mutfağa doğru giderken, ayakları sanki kanatlanmış gibiydi, hasretini çektiği oğlu dönmüştü. Read the rest of this entry »

13
Şub

MASKELİ ADAM – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

MASKELERİMİ ÇIKARTTIM VE BEN KAYP OLDUM

MASKELERİMİ ÇIKARTTIM VE BEN KAYP OLDUM

Ben!
Binlerce kilometre
Yer yüzünden uzak
Bir toz parçası kadar
Ufak
Hayat yolunu
Yokuşa vuran
Yol kat etmeden
Yorulan ben!
Hataların
Patinajlı yolunda
Yüreğindeki öfkenin
Girdabında yanan
“Ben”
“Sen”
Karanlıkla
Aydınlığın
Kesiştiği noktada ki
Yeniden doğuşum
Karanlıkta ışığım
Hayata bakış açım Read the rest of this entry »

13
Şub

SEN BENİ HAK ETMEDİN – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

HAK ETSEYDİN BENİ EĞER, ÖMRÜNÜN SON GÜLÜ OLURDUM

HAK ETSEYDİN BENİ EĞER, ÖMRÜNÜN SON GÜLÜ OLURDUM

Seni!
Bir yük gibi
Taşıyan kalbim
Yoruldu artık
Hatıramda mertçe
Bir tek
Sözün kalsaydı
Her şeyi bırakıp
Ona sığınacaktım
Unutacaktım
Taşıyamadığım
Sevgisizliği
Unutacaktım
Acılarımı…..!
Sevdiğim biri varsa
Oda
Kendim de yarattığım
Seni değerli kılan
“Seni”
Seviyorum
Sakın seni
Sevdiğimi sanma! Read the rest of this entry »

12
Şub

SEVGİLİLER GÜNÜNDE – Songül TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

MASKELERMİ BİZDE GİZLİ, BİZMİ MASKELERDE

MASKELERMİ BİZDE GİZLİ, BİZMİ MASKELERDE

Çarpan!
Kalp atışlarım mı
Duyumsadığım
Yoksa ihanetin
Tüm renginden olan
Maskelerim mi yansıyan
Satın alınmayı..
Satılmayı beklerken
Aşkın ve ihanetin
Kol gezdiği bu günde
Beni acıtan yanlızlığım mı
Yoksa..
Seyyar sevdalarda
Parçalanmış
Aşkların çığlığımı
Seviyorum derken
Takılan maskeler
Gözlerimin önünde!
Oksijeni tükenmiş
İçki masalarında solarken
Bazen!
İhanet köşelerinde
Yalanların kulak misafiri
Bazen!
Seni seviyorum
Sözcüklerinde
“Seni” ararken
Hüznün kanayan
Rengi olurum
Bazen!
Sığınırım
Yanlızlığın göz bebeklerine Read the rest of this entry »

9
Şub

HAKKIMDA – SONGÜL TOKER

   Posted by: admin Tags: , ,

SONGÜL TOKER

SONGÜL TOKER

1969′da, ailem tarafından Almanya’ya getirildim, Adana doğumluyum. Çocukluk yıllarımın yarısı İstanbulda, diğer yarısı ise Heidelberg’te geçdi. Evlendikten sonra NRW’ye yerleştim, şu an Bochum’da kalmaktayım.

89 yılında başlayan edebiyat çalışmalarım, şiir ve roman dalında sürerken, (bir kadının, Almanya’daki yaşamından kesit sunan bir çalışma) talihsiz bir olay yaşayarak, eşim
tarafından yakıldı. Yaşadığım bu olaydan etkilenerek, çalışmalarıma bir süre ara verdim. İcimde kadın olarak ezilmenin verdiği öfkeyle, hayatıma yeni bir yön vererek, Türk cocukları ve kadınlarına yönelik sosyal faaliyetlere başladım. Her zaman, yaşam ve sanattaki yerim, ezilen ve zayıf kitlenin yanı oldu. Edebiyat çalışmalarına, 1994’den sonra tekrar, rahmetli Fakir Baykurt hocam tarafından yönlendirildim. Hocamın hep söylediği bir söz vardı: “Songül’cüğüm, çocuk eğitimine aslında yetişkinlerden başlamalı, halkımızın çoğunda büyük bir eğitim eksikliği var.” Ben de, bu düşüncenin gerçekleşmesi için, elimden gelen çabayı vermekteyim.

2001’den bu yana, “Bezek Edebiyat işliği” üyesiyim, burada bir gurup yazar arkadaşla, edebiyat çalışması yapıyor, yazdıklarımızı tartışyor ve olgunlaşan yazıları kitaplaştırıyoruz.

Anaokulu öğretmeniyim, yıllarca çocuk ve çocuk eğitimiyle uğraşmaktayım. Şu an, yeni bir proje çalışması içindeyiz. ”Üç kuşak bir arada,” bu projenin amacı; çocuklar, gençler ve yaşlıları bir araya getirerek, dialog ve ilişkileri güçlendirmek.

Yaşlıların yanlızlık çemberinden kurtulmaları için, interaktiv ilişkiler ve etkinlikler düzenlemek. Çocuk ve çocuk eğitimi alanında, aileleri eğitmek içerikli, bir proje çalışmamız sürmektedir.

Her çocuk kutsal bir emanettir ve tüm çalışmalarımız, çocuklar için olsun dileğiyle.
Hepinize sevgiler

SONGÜL TOKER

güllerin sultanı beyaz gül

güllerin sultanı beyaz gül

Güller ailesinden; baba sarı gül, anne kırmızı gül, kızları beyaz gül, gezintiye çıkmışlardı.
Güller vadisine vardıklarında, baba kızına gururlanarak: “Nasıl buldun burayı Gülbeyaz?” diye sordu. Gülbeyaz, asil duruşuyla:
”Çok güzel, harika, harika” diyerek, içindeki o coşkuyu sözcüklere dökmeye çalıştı. Uçsuz bucaksız görünen gül vadisi, her renkten, her çeşitten, her kokudan, her boydan güllerle doluydu. Bu güzelliği anlatmaya söz bulamıyordu.
Gülbeyaz, gözlerini kapatarak, çeşit çeşit gelen gül kokularını soluyordu. Akşam eve döndüklerinde, o muhteşem görüntüyü unutamıyordu.
Kendi kendine, yine gül vadisine gitmeğe karar verdi.
Tüm gece, rüyasında vadide gezinen Gülbeyaz, yüzünü güneşin okşamasıyla uyandı.
Esneyerek gerindiğinde, gece boyu biriken çiğ damlacıkları, dökülü verdi yapraklarından.

Read the rest of this entry »

Page 1 of 212»