askerler_canakkaleROMAN TANITIMI: KULVAR DEĞİŞTİREN ADAM: YAZARI K. TAHİR SAPAZ
Kulvar değiştiren adam, adlı roman, öğretmenim Tahir Sapaz tarafından, iki binli yıllarda kaleme alınmış, içindeki konunun her birisi ayrı bir hikaye ve felsefeyi içeren çok güzel bir kitap. İlk anda sıkıcı gibi gelen kitabı, anlamaya çalışmaya başladıkça beni sardı. Belki mekan ve kahramanları tanıdığımdan ve belki de kahramanımız Veli çavuş’un dil üslubunu, ben çocukken duyduğumdan olacak beni derecesiz etkiledi. 2006’da baskıya verilmiş kitapta Yazarımızın dünya görüşünü ‘ Kulvar değiştiren adam’la karşılıklı sohbet ve yorumla ele alması ve dünle bugünü karşılaştırması çok harika olmuş.

Veli Çavuş, Kızıldeniz’de, Yemen’de, Suriye de ve de Çanakkale de savaşmış bir kurtuluş savaşçısı dır.
Eğer bu insan bu günkü teknolojiyle karşılaşsaydı çok şey öğrenilirdi ve anlatımlarından tarihi canlı gibi, tanığından izleyebilir ve duyardık.

Veli Çavuş, lakabı, nam ı diğer ‘Kirli Veli’, sırtından askeri pardesüsünü ve ayağındaki çarığını ölene kadar çıkarmayıp, düzene tepki göstermiş bir insandır. O hep savaş halindedir.
Düşmanı, her cephede perişan etmiş ve Atatürk ile diz dize çarpışmış bu dev insan, alavereye, dalavereye, soygunculuğa, rüşvete ve Osmanlının siyasetine, kendi deyimiyle; Hüt hüt….de hüt hüt.

Tahir hocama teşekkür ediyorum buradan, böyle bir konuyu kaleme aldığı için. Kitap film senaryolarını bile içinde barındıran dramatik konularla dolu. İngilizlere esir düşmesi hiç koymamıştır Veli Çavuş’a, ama, Osmanlının silah ve cephane göndereceği yerde, kızgın çöl sıcağında, kızgın makinalı tüfekler ve uzun namlulu silahlara karşı direnebilecek tek şey torbalarla gönderilmiş muskalar, evet, yanlış duymadınız, muskalar, bu afsunlanmış kurşun geçirmeyen !! muskalar, askerlere moral vermek için padişah tarafından hazırlatılmış ve Kızıldeniz ve Suriye cephesine gönderilmiş, buradan anlaşılıyor ki, Yemenlerde ve Kızıldeniz’de niçin kırıldığımız ve üstüne ağıtlar yakıldığımız. Hüt hüt de …Hüt hüt dünya…
Hüt hüt.

Romanda,Veli Çavuş, Yemen’de çarpışırken yanındaki arkadaşı alnından bir kurşun yer, son nefesini vermeden, arkadaşı ona kehribar bir ağızlık verir. Sigara içilen bu ağızlığı, alnından vurulan arkadaşı İstanbul’daki nişanlısının hediyesidir. Son sözü şu olur; Bu ağızlığı nişanlıma ulaştır. Ulaştırmazsan iki elim yakandadır der. Veli çavuş söz verir.

Hayatını yönlendiren bu Hüt hüt adını taktığı kehribar ağızlık, üç cephede uğurudur artık, onu vermek için yaşamıştır. Esirlik bile koymamıştır ona, Arap halkının ihaneti, İngiliz’in işkencesi ruhuna bile dokunamamıştır.

Ayağındaki çarığı ve sırtındaki uzun, rengi solmuş pardesüyü, bir türlü sırtından çıkarmayan Veli Çavuş, çarıklı erkan ı harp simgesidir. İşgallere, Emperyalistlere, yalancılara, dolancılara, memleketi başkalarına peşkeş çekenlere, soygunculara, vurgunculara, vurdum duymazlara, karşı duruş şeklidir. Hüt hüt be, hepsine de hüt hüt.

Kirli Veli lakabının tam tersi, apak, pak mı pak, “bir hırka, bir de lokma” diyen, var olanı bölüşen, bu filozof insan, arif insanı anlatmaktadır. Zaman zaman, savaşçı, zaman zaman filozof Veli Çavuş, Tahir hoca ile bütünleşince, çağın ilerisinde yaşana bilecek bir açılımı, bir perspektifin ip uçlarını vermekteler. Saygılarımla. A. İhsan Sağmen

Bu Yazıyı Toplamda 391 Kişi Okudu

Tags: , ,

This entry was posted on Cuma, Şubat 27th, 2009 at 00:52 and is filed under Ali İhsan Sagmen, Edebiyat, Makaleler, Medya, Yazar. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a reply

Isminiz (*)
Mail Adresiniz (*)
Web Siteniz

iyilik

Yorumunuz