Posts Tagged ‘Şair ve yazar’

25
Mar

YAPRAK DÖKÜMÜ – SONGÜL TOKER

   Posted by: admin    in Songül Toker, Yazar, Şair, Şiir, Şiir

SEVDALARIN BAŞLADIĞI YER, KORKU VE İHANETİN BAŞLADIĞI YER(Mİ)

SEVDALARIN BAŞLADIĞI YER, KORKU VE İHANETİN BAŞLADIĞI YER(Mİ)

-ERKEK
Bu gün ayrılığımızın yıl dönümü
Beni çarmıha gerdiğin gün
Bu gün
Oturma odamın duvarına
“Seni çizdirdim”
Ben!
Hep seninleydim bir tanem
Akşamları senin karşına geçip
Rakımı yudumlarken
Seni yaşıyordum…..ala bildiğine
Bir gün dönecek
Döneceksin diyererek
Beyaz gülleri seriyordum yerlere
Bak geldin
Geldin işte
Bırak sarılayım sana
Ruhum sarhoş olsun kokunda Read the rest of this entry »

Tags: , ,

13
Mar

SEVİŞME ARZUSUYLA ALDATMAK – OLCA BAL

   Posted by: admin    in Hikaye, Olca Bal, Yazar

YAŞAMIN İÇİNE SIKIŞTIRDIĞIMIZ DUYGULAR BİZİM MUTLULUĞUMUZ(MU), MUTSUZLUĞUMUZ İSE KAÇTIĞIMIZ KENDİMİZ(Mİ)

YAŞAMIN İÇİNE SIKIŞTIRDIĞIMIZ DUYGULAR BİZİM MUTLULUĞUMUZ(MU), MUTSUZLUĞUMUZ İSE KAÇTIĞIMIZ KENDİMİZ(Mİ)

Elif’i artık çoktandır uyku tutmuyordu, gündüzü gecelerine karışmış, düşünceleri sınırsızca yoruyordu beynini. Bu bedensel bir rahatsızlığın dışa vurumu değildi, sadece düşünce ve hayal dünyasının içinde oluşturduğu fırtınaların sonucu, dönüşü olmayan bir yola doğru kendisini savuracağı endişesi, oldukça rahatsız ediyordu kendisini. Öyle bir olaylar zincirinin içine sarılmışdı ki, vücudu arınsa da vicdanı bu yükü nasıl kaldıracaktı, artık hiçbir zaman kendisi olamayacak, rahat edemeyecekti.
Hiç kuşkusuz, büyük bir beceriyle aile hayatına ve davranışlarına dikkat ederse, duygusal anlamda falso vermezse, belki de bu sırrını mezara kadar götürebilirdi. Bir insanın iradesi ve güçlü olmasının sınırları nereye kadardı? Ruhundan içtenlikle gelen arzularını, bir beden nereye kadar bastırarak durdurabilir? Çoğuları Elif’e kötü kadın gözüyle bakacak, bazıları ise lanetleri okuyacaktı şüphesiz! Belki azda olsa, birileri Elife hak verecektir! Bende merakla dinlemiştim, eminim sizlerde şimdiden merak ediyorsunuz Elif’in hayatındaki gizemli yönünü.
Otuz sekiz yaşında, iki çocuk annesi ve oldukça güzel bir Bayan, ev kadını olduğundan, her sabah erkenden kalkarak, işe gidecek olan kocasına kahvaltısını hazırlar, on yıldır olduğu gibi, büyük bir şefkatle kocasını yanaklarından öperek işine yolcu ederdi. Çocuklarına olan sevgisi, onlara karşı şefkat ve ilgi dolu sevgisiyle, çocuklarını hazırladıktan sonra onları yolcu eder, kendisini eş ve anne rolünde mutlu kılardı. Read the rest of this entry »

Tags: , ,

BİR RÜYA GİBİYDİ BİZİM AŞKIMIZ, YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

BİR RÜYA GİBİYDİ BİZİM AŞKIMIZ, YAŞANDI VE BİTTİ(Mİ)

Hani!
Aşkların suskun seslenişinde
Çığlıklarımız vardı
Boğazımızda düğüm, düğüm
Haykıramadığımız
Ya da bir gece kahvesinde
Demli tavşan kanı çayın
Bitiremediğimiz yarım kalan sohbetinde
Gözlerine dalardım
Sanki!
Zaman dururdu o an
Bütünleşirdim seninle
Sen!
Ben olurdun
Bense sen
Aşkların bilmecesini çözerdik
Çoğu zaman
Ferhat ile Şirine takılırdık
O görkemli sevdayı
Tartışırdık seninle Read the rest of this entry »

Tags: , , ,

YAŞAMIN ÇELİŞKİLERİ OLARAK GÖRDÜKLERİMİZ, KENDİ İÇ ÇELİŞKİLERİMİZ(Mİ)
YAŞAMIN ÇELİŞKİLERİ OLARAK GÖRDÜKLERİMİZ, KENDİ İÇ ÇELİŞKİLERİMİZ(Mİ)

Uzun seneler süren Din ve inançlar  araştırmalarımı, kısa olarak topladığımda: Hepsinin temelinde Sevgiyi ve hoşgörüyü buldum.
Günümüz koşullarında, insanın kendini bulması, imkânların çok olmasına rağmen daha zor. Teknoloji asrında, insan kendine çok uzak kalmış. Yaşadığımız şartlar, okul, devlet sistemi insanı kendisinden uzaklaştırmış. İnsanların %90 telaş ve  koşuşturma içinde. Kendileri için nerdeyse hiç zamanları yok.
İnsanları bazı şeylere bağımlı yapabilmenin en iyi yöntemi de kişiyi kendinden uzak tutmaktır. Kendinden uzak olan kişi, kolayca bir şeylerin bağımlısı olur ve Sanayi sistemi bunu çok iyi yapmaktadır. İnsanlar; aşırı tv, alkol, sigara, araba bağımlısı olmuşlardır ve bundan da sistem çok iyi kazanmaktadır.
Tasavvuf dünyası, yaşadığımız mantıksal dünyanın tersine,  duygu ve sır dünyası.  Tasavvuf da imkânsız diye bir şey ve zaman kavramı da yok. Her türlü sorunun cevabı mevcut
Mantıksal Dünyamızda, gerek aile, gerek okul, gerekse günlük yaşantımızda, bize öğretilenin tam tersidir Tasavvuf dünyası.
Her şey sende düğümlenir, her şey sende çözümlenir”
Var oluşun temel kuralları; sevgi, hoşgörü ve affetmektir. Aslında bütün inançlarda temelinde bunu anlatır. Sevgi sonsuzdur ve sevgi paylaştıkça çoğalır.   Birçok hastalığın ilacı da affetmektir. Bütün bunları anlayabilmek için kişi kendini tanımak zorundadır.
İnsan kendi isteklerinin tutsağıdır!
Yaşadığımız Anadolu topraklarında asırlardır sayısı belirsiz Ermiş, Evliyalar gelip gitmişler ve hepside, Tasavvuf diliyle Kamil insan olmayı öğütlemişler.

“Her ne ararsan, kendin de ara…. (H.B.Veli)Read the rest of this entry »

Tags: , ,

9
Şub

FAİLİ MEÇHUL AŞK – YEŞİM ÖZGE

   Posted by: admin    in Medya, Yazar, Yeşim ÖZGE, Şair, Şiir

SEN BENDE SENDİN, BENSE SENDE BEN OLDUM(MU)

SEN BENDE SENDİN, BENSE SENDE BEN OLDUM(MU)

Susmam gerekli şimdi
Her zamankinden daha çok…
Susturmalıyım şu lanet yüreğimi…
Yutmalıyım!
Dilimin ucundaki tüm cümlelerimi…
Teslim etmeliyim ruhumu karakışlara
Bir başına…
Ve çekip gitmeliyim uzak diyarlara…
Dur artık!
Sevmeyi bilmeyen yüreğim
Dur…
Sus dilim!
Lal ol yeter…
Yeter…
Hiçbir şey demeyin bana bugün.
Bırakın!
Kendi gözyaşlarımda boğulayım.
Teselliye gerek yok.
Mendilleriniz sizin olsun
Aksın özgürce yanaklarımda aşağı
Süzüle süzüle.
Karışsın sol yanımdan akan kanla
Harmanlansın. Read the rest of this entry »

Tags: , ,

AŞK VE İHANET, BİR KILICIN İKİ YÜZÜ(MÜ), ACIMIZA KATTIĞIMIZ İNKAR(MI)

AŞK VE İHANET, BİR KILICIN İKİ YÜZÜ(MÜ), ACIMIZA KATTIĞIMIZ İNKAR(MI)

Nasılda acımasızca kıymıştık bu yaralı sevdamıza, ömrümüzün tüketilmiş yıllarına, hüzünle karışık, sevda dolu ihaneti koymuştuk, değil mi bir tanem. Oysa sensizlik, nasılda acıtmıştı beni, çakır yeşili gözlerin, inci tanelerini dökmeye hazırdı hatıralarımda, şimdiki gibi. Onlara bir ömrü emanet edebilirim, ama sana değil be bir tanem, sana değil! Sen düzenin yeminli bekçisi, bense yıkmaya gücü yetmeyen, yeminli düşmanı, bu sevdanın kaderi nasıl olacak bir tanem. Bu yükü ne sen taşıya bilirsin, ne de ben, değil mi? Nasıl bakarım sonra dostlarımın yüzüne, ya sen nasıl bakarsın, bize karşı bu amansız kavganla var oldun, başkomser olman kurtarır mı zannediyorsun seni! Neden geldin yılların yorgunluğunu taşıyan bu bedene ve ne olursa olsun, sen bir gecelik kadınım olamazsın, sen kıysanda sevdan adına ben ve dostlarıma, ben sana kıyamam. Bu kadar zalim olamam, hala bir yanım alabildiğine romantik, bir yanımsa patlamaya hazır bir volkan sanki anlasana! Başımı kaldırdığımda, çakır yeşili gözlerini bana dikerek, beni incelediğini fark ettim. Gülümsemeye çalıştığımda, Aysel:
— Beni bir gecelik dahi olsa, kabul etmeyeceksin anlaşılan, değil mi Mustafa! Bana yalan söyleme, bu bile zor gelecek sana. Bana ve bu elbiseye, bir gecelik dahi olsa katlanmak istemiyorsun değimli? Sadece bir gecelik, belki o zaman vicdanımın o amansız ağırlığı kalkarda omuzlarımdan, doğrulur kalkar da, bakarım etrafıma, ben nerede yanlış yaptım. Bu sevdanın bendeki anlamı ne? Neden bu kadar önemlisin benim için? Sevdam mı, yoksa içimdeki öldürmeye çalışıpta, öldüremediğim küçük Aysel´mi baş kaldıran? Bana yardım etmek zorundasın, aşkımız adına, vicdanın adına sana sesleniyorum! Yardım et bana.
Korktuğum gerçekleşmişti, çakır yeşili gözlerden, şelale misali inci taneleri dökülmeye başlamıştı ve ben, çoktan yenilmiştim sana. Sıkı sıkıya sarıldım, hasretimin acı yükünü bırakarak geçmişe, sarılmak istediğim, yıllarca gelişini beklediğim günlerdeki hayallerim gibi ve günah yıkandı gözlerinin ayasında. Read the rest of this entry »

Tags: , ,

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

YAŞAM SIRASI SENDE EDİZ, HOŞ GELDİN DÜNYAYA

Küçücük yumuk ellerinle
Güneş sıcaklığında gülüşünle
Dünyaya merhaba diyen bakışınla
Hoş geldin bebeğim
Yaşam merhaba diyor sana
Ediz merhaba
Günler seninle dolacak
Her günde büyüyeceksin
Anlamını öğreneceksin kelimelerin
Eşyaların adlarını
Ve tanırken insanları
Sende katılacaksın hayata
Bazen kızacaksın bizlere
Bazen seveceksin
Anlamayacaksın büyüklerin
Yaptığı işleri
Büyüdükçe biz olacaksın
Biz oldukça
Uzaklaşacaksın çocuk dünyandan
Ne çocuk kal Ediz
Ne de büyü bizim gibi
Sokma yalanı gününe, gecene Read the rest of this entry »

Tags: , , ,

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

YAŞAMIN BÜTÜN MISRALARINA SENİ YAZDIM, SEVGİYLE OKU DEDİM OKUDUN(MU)

Sevme beni
Ciddiye alma
Sevilmeye değmem diyorsun
Seni sevmeden
Sana dokunmadan yaşamak
Seni anlamadan sevmek
Nasıl olur be bir tanem
Ben senin
O yıkılmaz yanındaki
Yıkılışını
Ben senin
Çaresizliğin girdabında
Darma duman oluşundaki
Yıkılmazlığını
Çelik maskenin ardındaki
Çocuksu hüznünü sevdim
Ben senin
Başkaldırmalarında ki Read the rest of this entry »

Tags: ,

EGE'NİN ORTASINDA YAŞANAN AŞK VE DÜŞMANLIK(MI) YOKSA BARIŞTAN YANA DOSTLUK(MU) YAŞANACAK

EGE'NİN ORTASINDA YAŞANAN AŞK VE DÜŞMANLIK(MI) YOKSA BARIŞTAN YANA DOSTLUK(MU) YAŞANACAK

Gecenin koynundayım
İçimde yarına dair
Yaşanmamış ümitler
Belki farkında değilsin
Hayat beklentileriyle
Köşe başında beklemekte
Denizse köpük köpük
Dalgaları vurmakta gemiye
Ege kıyılarında aşk
Hüzünde yaşıyor sessizce
Sanki yaşam durmuş
Küpeşteki panoramasında
Karşıda Ege adaları
Farklı biçimde
İrili, ufaklı
Kimisi kocaman
Girit!
Rodos misali
Bize benziyor belkide Read the rest of this entry »

Tags: , ,

SEN VE BEN RUHLARIMIZI BİRLEŞTİRDİK ÖMÜR BOYU(MU)

SEN VE BEN RUHLARIMIZI BİRLEŞTİRDİK ÖMÜR BOYU(MU)

Biliyor musun?
Sevmişim seni kadınım
Ekmeğin
Suya hasreti
Toprağın
Tohuma sevdası gibi
Rüzgarın
Yel değirmeninde
Sessizce dönen
Çarkın ritmik şarkısısın
Aşkın fısıltısında
Yalnızlığım gibisin sen
Baş koymuşum sana
Gecenin karanlığında
Seni sevmek belkide
Kaldırımda ki gölgeme Read the rest of this entry »

Tags: , ,

SUSTUKÇA KONUŞTU İHANET VE AŞK, KENDİNDE KENDİNİ İNKAR ETTİ(Mİ)

SUSTUKÇA KONUŞTU İHANET VE AŞK, KENDİNDE KENDİNİ İNKAR ETTİ(Mİ)

Kadınla erkek
Topladıkça birer birer
Kayb oldular
Kimliklerinin kimliksizliğinde
Önce acılarını çoğalttılar
Sonrasında
Kabuklar bağladılar
Salyangozlar misali
Oysa
Denizde değildi ortamları
Yalnızlık ve hüzünle
Gemiler misali
Bağlanmışlardı limana
Yosun tutmuştu her yanları
Ve aşk
Küsmüştü onlara
Kadın inadına
Tutunmuştu erkeğin gözlerine
Erkekse
Uzaktı kadının limanına
Sadece duygularında karmaşa
Ve bir bekleyiş vardı
Hayallerinin orta yerinde
Emin olmadığı
Çerçevesiz bir resim
Küçücük ev hayali kadına Read the rest of this entry »

Tags: , ,

23
Ara

ANLAMADIN BENİ

   Posted by: admin    in Medya, Songül Toker, Şair, Şiir, Şiir

dreaming_through_the_waves_by_lunebleuSen!
Milyonlarca insanın içinde
Kendini terk edilmiş
Ve
Yapa yanlız his ettin mi?
Sen!
Ağustos sıcağında
Zemheri ayındaymışsın gibi
Hiç üşüdün mü?
Sen!
Umutsuzluktan
Çaresizlikten
Hiç yılana sarıldın mı?
Sen!
Rüzgarın esişiyle bile
Yere düşecek kadar zayıfken
Senden daha güçsüzü
Yasatmak için
Güçlü oldun mu?
Sen!
Göz yaşlarını saklayarak
Cehennem ateşinde
Yandın mı hiç?
Sen!
Dizlerinin üzerinde

Read the rest of this entry »

Tags: , ,